Ramazan UYKUR2024-07-242024-07-2420171304-4796http://akademikarsiv.cbu.edu.tr:4000/handle/123456789/21953İslam öncesi Türk mitolojik düşüncesinde gizli doğa güçlerine olan inancı anlatan koruyucu iyi ruhların varlığına inanılır ve bu cinlere, iye denirdi. Doğaüstü kötü ruhların başında ise insana her türlü kötülüğü, hastalığı ve ölümü getiren ve korkunç şekilli yaratıklar ve cinlerden meydana gelen Erlik bulunmaktaydı. Mezopotamya kültürlerinde kanatlı varlıklar olduğuna inanılan bu düşsel yaratıkların, kralı koruduğu düşünülmüştür. Asurluların apkallû dediği kimi insan, kimi de kartal başlı (grifon) olan kanatlı koruyucu cinler bulunurdu. Yunan ve Roma mitolojilerinde de, orman ve su perileri olan, Psykheler gibi soyut kavramlara rastlanmıştır. İslam dinine göre ise, insanın önünde ve arkasında onunla birlikte hareket eden ve Allah'ın emriyle onu koruyan takipçi meleklerin bulunduğuna inanılmaktadır. Türk İslam kültüründe cinler, şeytanlar ve kötü yaratıklar temelde antik Türk, Hint, İran, Mezopotamya mitolojileri ve Hıristiyan inançlarıyla bunların karmasından oluşmuştur. Türklere ait Ortaçağ ve daha geç dönmelerdeki yazmalarda ve özellikle maden eserlerde bu düşsel varlıkların tasvirleri sıkça karşımıza çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı; Musul Zengi Atabegi Kutbeddin Mevdud'un ve oğlu II. Seyfeddin Gazi'nin Mardin Müzesi'nde bulunan on sikkesinin incelenmesidir. Bu sikkeler, üzerinde yer alan koruyucu melek (cin) imgesi ile ilgi çekici bir grubu oluşturmaktadır. Bu tipteki sikkelerin Kutbeddin Mevdud'un vefatıyla son bulmadığı, yerine geçen oğlu II. Seyfeddin Gazi'nin de bir müddet bunları kullanmaya devam ettiği görülmüştürtur[Sosyal > Sosyal > Beşeri Bilimler]MARDİN MÜZESİNDE BULUNAN MUSUL ZENGİ ATABEGLİĞİ SİKKELERİNDE KORUYUCU MELEK (CİN) İMGESİAraştırma Makalesi10.18026/cbayarsos.298141