Gürol PEHLİVAN2024-07-242024-07-2420141300-3984http://akademikarsiv.cbu.edu.tr:4000/handle/123456789/22199Dede Korkut destanları, günümüze Dresden ve Vatikan adıyla anılan iki nüsha olarak gelmiş- tir. Uzun yıllar Dresden nüshası, Vatikan nüshasına göre daha değerli kabul edilip esas alınmış, bu durum halk bilimi çalışmalarını da etkilemiştir. Oysa iki nüsha incelendiğinde aralarında bazen ciddi farkların olduğu görülmektedir. Bu farklar, kelime tercihlerinden anlatıların kurgulanmasına kadar değişen boyutlardadır. Bu makalede Dede Korkut Kitabı’nın iki nüshasının müstensihlerinin metni kopyalarken esere yaptıkları müdahaleler ve bunların eserin kurgu ve ideolojisinde meydana getirdiği değişimler incelenecektir. Bu eserden hareketle, sınırlı sayıda örnek üzerinden, müstensihin ortaçağ edebiyatında öncelikle bir okur, sonrasında bir eleştirmen olarak varlığı ortaya konacaktır. İstinsah ettikleri metinleri okuyan ve gerektiğinde müdahale eden müstensihlerin, bu tutumlarının metinler üzerindeki etkisi irdelenecek, bu noktada bu tesirin Dede Korkut Kitabı’nı aşan bir konumda olduğu, hem yazılı kaynaklar yoluyla günümüze ulaşan halk şiirinde hem de divan nesri ve şiirinde bu duru- mun örneklerine bolca rastlanabileceği tespiti yapılacaktır. Böylece edebiyat araştırmalarında müsten- sihin metin üzerindeki tasarruflarını dikkate alma yönünde bir teklif getirilecektir. Bilindiği gibi metin neşirlerinde var olan paradigma, “tenkitli metin neşri” veya “edisyon kritik” tekniği olarak isimlendi- rilmektedir. Makalede bu tekniğin metinleri anlamlandırmakta kısırlaştırıcı bir etkisi olup olmadığı üzerinde durulacak ve onlarca nüshalı bir eserin pratik gerekçelerle “edisyon kritik” olarak yayımlan- ması zorunlu bile olsa, bu kısırlaştırmayı önlemek için uygulanabilecek yollar teklif edilecektir.tur[Sosyal > Sosyal > Edebiyat]Müstensihin edebî eserin yaratımındaki rolü –dede korkut kitabı örneğinde-Araştırma Makalesi