Arzu ŞENCANAydın ŞENCAN2024-07-242024-07-2420141305-2489http://akademikarsiv.cbu.edu.tr:4000/handle/123456789/21801Antenatal hidronefrozlu bir hastanın postnatal değerlendirilmesindeki en kritik nokta, böbrek fonksiyonları riskte olan hasta grubunu erken dönemde tesbit ederek izlem ve tedavi protokollerini oluşturmaktır. Ancak tüm antenatal hidronefrozlu bebeklerin postnatal dönemde rutin radyolojik değerlendirmelere alınması da radyasyon riski taşımaktadır ve ek maliyetler getirmektedir. Özellikle vezikoüreteral reflü taramasında kullanılan işeme sistoüretrografisi hem hastada hem de ailede anksiyete oluşturmaktadır. Antenatal hidronefrozlu bir bebeğin postnatal izlem ve tedavisi, hidronefrozun izole olup olmamasına, hidronefrozun derecesine, diferansiyel böbrek fonksiyonlarına, hastanın semptomatik ya da asemptomik olmasına göre farklılıklar gösterir. İzole hafif antenatal hidronefrozlar genellikle spontan regresyon gösterir. Son zamanlarda, asemptomatik olguların ayrıntılı radyolojik değerlendirmeye alınmasına ve antibiyotik profilaksisi uygulamasına gerek olmadığı yönünde görüşler ağırlık kazanmaktadır. Orta ve ileri derecede antenatal hidronefrozlarda ise üriner anomali görülme insidansı daha yüksektir. Bu hasta grubunda hidronefroza neden olan üreteropelvik bileşke darlığı, vezikoüreteral reflü ve posterior üretral valv gibi patolojileri erken dö- nemde tanımlamak, gerekli izlem ve tedavinin planlaması ve üst üriner sistemin korunması açısından önem taşımaktadır. Vezikoüreteral reflülü ve üreteropelvik bileşke darlığı olan olgularda böbrek fonksiyonları açısından risk faktörleri dikkate alınarak hastanın konservatif olarak izlenmesine ya da cerrahi yapılmasına karar verilir. Vezikoüreteral reflü ve üreteropelvik bileşke darlığı için açık cerrahi yöntemlerin sonuçları son derece başarılı iken son zamanlarda minimal invaziv tekniklerin de benzer başarıları yakaladıkları bildirilmektedir.tur[Fen > Tıp > Tıbbi Araştırmalar Deneysel]Antenatal hidronefrozun postnatal güncel yönetimiDerleme