Temel KACIR2024-07-242024-07-2420162528-9861http://akademikarsiv.cbu.edu.tr:4000/handle/123456789/22573İster bireysel ister toplumsal hayatla ilgili olsun günümüzde verilen fetvalarda cevaz alanı ya çok geniş tutulmakta ya da daraltılmaktadır. Mubahcılığı ön plana çıkaranlar ihtiyaç olgusuna dayanarak, neredeyse zarureti dahi faydacılık ilkesi çerçevesinde tanımlamış ve söz konusu alanı oldukça geniş tutmuşlardır. Diğer taraftan maslahat delilini metodolojik bir ilke olmaya hasredenler ise ihtiyaçları birey--sel ve toplumsal problemlerin çözü--münde neredeyse yok saymışlardır.Hâlbuki ihtiyaçlar, fıkıhta zarürî, hâcî,tahsînî olarak kategorize edilmiş vebunların değerlendirilmesine yönelikbirçok ilke inşa edilmiştir. İşte bu ilke--lerden biri de "Hâcet, zaruret menzile--sine tenzil olunur" kaidesidir. Bu kaideninilk dönemden itibaren nasıl anla--şıldığı ve uygulama bağlamındaki şart--ları tespit edildiğinde, zaruretin fayda--cılığa indirgenmeye elverişli olmadığıkavranacağı gibi maslahatın da hayattankopuk bir delil olmadığı anlaşıla--caktır. Bu sebeple biz, makalede zaruretve ihtiyaç kavramlarını açıklayarak,aralarındaki farkları, hâcetin umumi vehususi oluşunu, kaidenin tarihi seyrinive güncel fıkhi meselelerde nasıl kullanıldığınıbir örnek üzerinden gösterece--ğiz. Böylece biz, bu çalışma ile güncelfıkıh problemlerinin çözümüne birkatkı sağlamayı amaçlamaktayız.tur[Sosyal > Sosyal > Din Bilimi]Bir Kaidenin Serencamı: Hâcet Umumi Olsun Hususi Olsun Zaruret Menzilesine Tenzil OlunurAraştırma Makalesi