Gizemnur KORDALI2024-07-242024-07-2420242147-3374http://akademikarsiv.cbu.edu.tr:4000/handle/123456789/26362Bilmek ve harekete geçmek ile karakterize olan risk kavramı; özellikle refah devletlerinin eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerinde geliştirilen söylemlerle olumlu değişime erişmek için engellenmesi gereken durumlar olarak kabul edilir. Olası risklerin belirlenmesi, bunların sosyal politikaya dahil olması ve risklere yönelik koruyucu- önleyici hizmetlerin yapılandırılması sosyal refahın önemli bileşenlerindendir. Sosyal hizmet, bireysel ve toplumsal açıdan riskli durumların tespiti ve risk müdahalesinde devletin önemli araçlarından birini temsil etmektedir. Ancak son yıllarda risk kavramı etrafında gelişen sosyolojik tartışmalar, risk tanımlarının merkezi terminolojideki belirsizliklerine dikkat çekmektedir. Risklerin sorgulanabilir birtakım rasyonalitelere endeksli olduğu bu yönüyle de kültürel farklılıkları yok saymak, belirli gruplara karşı suçlama zemini oluşturmak, bireylerin kendi kaderini tayin hakkını sınırlandırmak, bireyleri belirli özelliklerine göre kategorize ederek marjinalliği yeniden üretmek gibi çıktıları olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışma, risk hakkındaki güncel tartışmaları sosyal hizmet açısından değerlendirmekte ve riske dair alanyazında yer alan iki farklı söylem alanını birbirine bağlamada Scott Lash’in risk kültürü kavramını önermektedir. Çalışma, sosyal hizmetin IFSW (2014) tanımında vurgulandığı üzere evrenselden yerele, uygulamadan teoriye ve bireyden topluma doğru değişen doğasına uygun biçimde çağdaş yönelimlerini tartışmaktadır.turSosyal Hizmette Risk Kavramını Yeniden Düşünmek: Risk Rasyonalitelerinden Risk KültürüneDerleme10.33417/tsh.1350989