FEHÎM-İ KADÎM'İN LATÎFELERİ: TERCÜME-İ LETÂYİF-İ KİBÂR-I KÜMMELÎN
No Thumbnail Available
Date
2013
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
XVII. yüzyıl Türk Edebiyatının mühim şairleri arasında gösterilen ve genç yaşta vefat eden Fehîm-i Kadîm (ö. 1647) diğer eserlerinden ziyade divanıyla meşhurdur. Bunda gerek üslûp sahibi bir şair olması gerekse Sebk-i Hindî tarzının edebiyatımızdaki ilk temsilcileri arasında yer alması etkilidir. Ayrıca şairin divanındaki edebî zevk ve hissiyât diğer eserleriyle mukayese edilemeyecek kadar yoğundur. Genellikle kaynaklarda Fehîm'in divanından bahsedilir ve diğer eserleri hakkındaki mütalâalara, birkaç kaynak istisna edilirse, sıkça rastlanmaz. Bazı edebiyat tarihi araştırmacılarına göre Fehîm, çocuk denilebilecek yaşta olmasına rağmen bir divan tertip etmiş, farklı türlerde eserler kaleme almıştır. Şairin divanı dışında, müstehcen ibârelerle dolu bir Şehrengîz'i; yedi yüz civarında kelâm-ı kibâr, darb-ı mesel ve deyimden müteşekkil Durûb-ı Emsâl-i Türkî adlı atasözleri mecmuası; Arap, Arnavut, Ermeni, Rum, Yahudi, Tatar, Acem, Kürt, Türk ve kendi ağzından konuşmaların yer aldığı Bahr-i Tavil'i; bazı din büyüklerine (Hz. Peygamber, Hz. Ali vb.), tarihî şahsiyetlere (Harun Reşid, Behlûl-i Dânâ, Câhız, Cûhâ vb.) ve bir kısmı da meçhûl kimselere ait latife ve Nasreddin Hoca'ya ait bazı fıkraların yer aldığı Tercüme-i Letâyif-i Kibâr-ı Kümmelîn adlı letâyifnâmesi vardır. Tercüme-i Letâyif-i Kibâr-ı Kümmelîn'de sebeb-i telif kısmının da bulunduğu bir mukaddime, yetmiş iki latîfe ve Nasreddin Hoca'ya ait on üç fıkra bulunmaktadır. Eserdeki latife ve fıkraların bir kısmı müstehcen niteliktedir. Bu yazıda söz konusu letâyifnâme incelenerek metnin ayrıntılı değerlendirilmesi yapılacak ve latîfelerden örnekler sunulacaktır.