TR-Dizin Koleksiyonu
Permanent URI for this collection
Browse
collection.page.browse.recent.head
Item Sosyal Dışlanma Olgusu Üzerine Genel Bir İnceleme(2019) Çağlar SOLAK; Mert TEKÖZELSosyal bir tür olan insan, gruplar içerisine doğmakta ve belli grupların üyesi olarak yaşamını sürdürmektedir. Bu nedenle sosyal ilişkilere kabul edilmek ve gruplarda yer almak, tüm kültürlerde gözlemlenen temel bir motivasyon ve ihtiyaçtır (Baumeister ve Leary, 1995). Öte yandan, diğerleri tarafından kabul görmemek ve ait olma ihtiyacının karşılanmaması sosyal yaşamda sıklıkla karşımıza çıkan bir durumdur. Görmezden gelinme, yok sayılma, reddedilme kavramlarını içinde barındıran “sosyal dışlanma” bireylerin üzerinde bir dizi davranışsal, duygusal, bilişsel ve fizyolojik etkiye yol açmaktadır. Bu çalışmada, dışlanma olgusunu sosyal psikolojik açıdan ele alan araştırmalardan yola çıkılarak konuya dair kapsamlı bir inceleme sunmak amaçlanmıştır. Alandaki öncü çalışmalara ek olarak güncel literatür de göz önünde bulundurulmuş ve öncelikle dışlanma olgusu kavramsal ve tarihsel olarak ele alınmış, ardından deneysel çalışmalarda katılımcılara dışlanma deneyimi yaşatmak için kullanılan belli başlı yöntemlerden bahsedilmiş ve sosyal dışlanmanın bireyler üzerinde yarattığı etkiler ele alınmıştır. Son olarak dışlanma olgusunu açıklamaya çalışan teorik yaklaşımlardan söz edilmiştir.Item Cumhuriyet Düşüncesi İle İlgili Gelişmeler ve Cumhuriyetin İlanına Yönelik Tepkiler(2019) İbrahim İNCİCumhuriyet milletin egemenliğini elinde tuttuğu ve bunu temsilcileri aracılığıyla kullandığı siyasal sistemdir. Milli Mücadele yıllarına kadar milli egemenlik kavramına cumhuriyet anlamı yüklenmemiştir. Bu yıllarda bağımsızlığı ve vatanın kurtuluşunu sağlamak amacıyla düzenlenen bölgesel ve ulusal kongrelerin kurduğu siyasal iktidarlar birer cumhuriyet hükümetleri idi. Gücünü doğrudan halktan alan bu yönetimler hem vatanı düşmana karşı savunmuşlar hem de cumhuriyet düşüncesinin gelişmesini sağlamışlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığı günden itibaren adı koyulmamış demokratik bir cumhuriyet rejimine sahipti. Atatürk’ün önderliğinde kurulan yeni Türk devletinin bu demokratik niteliği 1921 Anayasası ile pekişmiştir. Saltanatın kaldırılması ile cumhuriyetin önündeki büyük bir engel aşılmıştır. Ekim 1923’te cumhuriyetin ilanı aslında üç yıldır yürürlükte olan rejimin adını koymak anlamına gelmektedir. Cumhuriyetin ilanına yönelik tepkiler, farklı bir rejim talebinden ziyade cumhuriyetin ilanının aceleye getirilmiş olmasına ve cumhuriyetin niteliğine yönelikti. Tepkilerin temel nedeni, cumhuriyetle birlikte sistemde yapılan değişikliğin rejimin demokratik niteliğini zayıflatması endişesiydi.Item Evaluation of Early and Mid-term Results of TEVAR Procedures with Various Etiology(2019) Dilşad Amanvermez ŞENARSLAN; Funda YILDIRIM; Ömer TETİKEndovascular aneurysm repair in thoracic aorta (TEVAR) is now preferred primarily for the treatment of degenerative aneurysms, saccular aneurysms and acute thoracic aortic syndromes. The aim of this study was to evaluate the early and mid-term results of TEVAR procedures that performed in our clinic in the last 3 years. Materials and Method: Thirty patients (25 males, 5 females) underwent TEVAR procedure between January 2015 and December 2018. Valiant ™ Thoracic Stent Graft System (Medtronic®) was used in all patients. Results: The mean age of the patients was 60.4±18. Of the patients, 53.3% had degenerative aneurysm origin, 36.7% had acute thoracic aortic syndromes and 10% had aortic coarctation and concomitant post-stenotic aneurysm. 63.3% of the patients were symptomatic and had back or chest pain. Technical success of the procedures was 100%. The mean duration of stay in the intensive care unit was 1 ± 2 days and the mean hospital stay was 3.2 ± 2 days. There was no in-hospital mortality and one patient died of type 2 dissection in the first 30-day period. Two, type II endoleak was seen in two patients and we did not need a secondary intervention as the endoleaks resolved spontaneously. The subclavian artery was required to be closed in 3 patients. We did not observed stroke in those patients and no ischemia developed in the left upper extremity. Despite adequate hydration, in the early postoperative period, 2 patients had elevated creatinine levels and regressed to the normal values in the follow-up. The mean follow-up period was 6 ± 9 months and there were 2 mortality in the long term. One patient died of lungcancer and the second died of mesenteric ischemia independently from aneurysmal disease.Conclusion: TEVAR is the first line therapeutic option in anatomically suitable patients for the treatment ofaneurysmal disease of thoracic aorta or acute thoracic aortic syndromes. TEVAR can be applied safely with lowmorbidity and mortality. Nowadays, as sporting amateur or professional participation increases, the importance ofsportive performance and the factors affecting this performance increase. The genetic background in sports has agreat impact on the strength, endurance, muscle mass, muscle fibers and lung capacity. Sports genetics studiesinclude the whole range of studies in determining the genes affecting athletic performance, clarifying themechanisms of action and determining their susceptibility to athletic performance. Examples of genes that can beassociated with athletic performance include; can list genes such as myostatin, erythropoietin, growth hormone,nitric oxide synthase, vascular endothelial growth factor, angiotensin converting enzyme, angiotensinogen,monocarboxylate carrier 1, insulin-like growth factor-1, peroxisome proliferator active receptor, alpha-actinin-3.The aim of this study is to investigate genes that are effective in sports science and sports performance.Item Şiddet“Siz” Taraftar Ol(2019) Melike ESENTAŞ; Pınar GÜZEL; Berkay VATANSEVERBu çalışmanın amacı 2011 yılından itibaren yürürlükte olan “Sporda Şiddet veDüzensizliğin Önlenmesine Dair 6222 Sayılı Kanun” kapsamında rekreatifamaçlı maçları takip eden taraftarların görüşlerinin incelenerek söz konusuyasa hakkında taraftarlara, kurum ve kuruluşlara öneriler sunmaktır.Araştırmanın çalışma grubunu 6222 sayılı kanun kapsamında en az 1 defa cezaalmış olan gönüllü 20 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma da hem nicel hemde nitel yöntemin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Nicelverilerin değerlendirilmesinde betimsel istatistik, nitel verilerin analizinde iseiçerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre;rekreatif amaçlı maçları takip eden taraftarların %50’si destekledikleri takımınmaçına giderken alkol- uyuşturucu kullandıklarını, aynı zamanda %50oranında katılımcı da maç esnasında tribünde fiziksel şiddete başvurduklarınıifade etmeleri dikkat çekici bulgulardandır. Nitel bulgulara göre isearaştırmamıza dâhil olan taraftarların; %40’ı “spor alanlarında taşkınlıkyapma-tesislere zarar verme”, %25’i spor alanlarına sokulması yasaklı maddetaşıma, %20’si hakaret içeren tezahüratda bulunma ve %15’i ise ve sporalanlarına usulsüz seyirci girişi fiillerinden dolayı cezai işlem gördüklerinibelirtmişlerdir. Taraftarların futbolda şiddete ilişkin görüşleri ise 10 alt temadatoplanmıştır.Item Türkiye Gıda Sektörü BIST-100 Endeksi Bildirimlerine ait Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi(2019) Şule Kırkık; Funda İşçioğlu; Fırat DeveciBu çalışmanın amacı, işletme sermayesi yönetiminin firma karlılığı üzerine etkisini araştırmaktır.Çalışmada BİST-100 Gıda sektöründe faaliyet gösteren 28 firmanın 2012 ve 2017 yıllarıarasındaki verileri kullanılarak çoklu regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada bağımlıdeğişken olarak aktif karlılık; bağımsız değişkenler olarak ise alacak tahsil süresi, stokta tutmasüresi, nakit döngüsü, aktif büyüklük(toplam aktiflerin logaritması), büyüme oranı ve finansalkaldıraç oranı belirlenmiştir. Çalışmada aktif büyüklük, büyüme oranı ve kaldıraç oranı ile aktifkarlılık arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıcaçalışmada regresyon analizi varsayımlarının sağlanıp sağlanmadıkları da irdelenerek, ele alınanmodellerdeki değişkenler arasındaki çoklu doğrusal bağıntı ve tahmin edilen modellere ait hataterimleri arasındaki otokorelasyon problemleri de giderilmiştir.Item Küresel Sağlık Politikasının Aktörleri(2019) Burcu ORAL; Tuğba FAZLILARKüresel sağlık politikası oluşturma alanları kamusal alanlardan ulusötesi kâr amaçlı sektörü içeren alanlara doğru kaymaktadır. Bu süreçte bulaşıcı olmayan hastalıklar ve sağlık sistemlerini geliştirme konuları ihmal edilmiştir. Öte yandan bulaşıcı hastalıklar küresel sağlık öncelikleri olarak gündeme gelmiştir. Günümüzde sağlık sorunlarının üstesinden gelmeye yönelik yaklaşımlarda teknolojik çözümlere daha sıcak bakılmaktadır. Bunun sonucu olarak ticaret ve sanayi çıkarları daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle küresel sağlık politikası günden güne parçalanarak dikey bir yapıya dönüşmüştür. Bu çalışmada küresel sağlık politikası aktörleri, küresel sağlık öncelikleri ve sağlık önceliklerini ele alma araçları olmak üzere üç konu ele alınmıştır. Çalışmada, uluslararası örgütlerin, kamu özel sektör işbirliklerinin (KÖSİ1) ve sivil toplum örgütlerinin düşük ve orta gelirli ülkelerde sağlık hizmetleri ve sağlık politikası hazırlama konusundaki değişen politika yönergeleri deskriptif yöntemle analiz edilmektedir.Item Menâkıb-ı Evliyâ Adlı Eserin Değerler Eğitimi Açısından İncelenmesi(2019) Bilal ELBİR; Gülenaz SELÇUK; Merve YORULMAZ KAHVEBu çalışmada, Manisa Yazma Eserler Kütüphanesi’nde 45 Hk 1229/2 numarada kayıtlı olan Menâkıb-ı Evliyâ ile Süleymaniye Kütüphanesi Esad Efendi 1372 numarada kayıtlı Tezkire-i Halvetiyye adlı nüshalar ele alınmıştır. Eser Halvetî tarikâtı içerisinde şeyh pozisyonuna yükselmiş olan Sünbül Sinan’a ait menkıbeleri içermektedir. Tarihî bir belge niteliği de olan bir eserden yola çıkarak toplumun değer yargıları, değişen ve değişmeyen yapıları, toplumun kültür hazinesi incelenmiştir. Çalışmada, eser içeriğine uygun olarak belirlenen değerler araştırmacılar tarafından yeniden sınıflandırılarak yorumlanmıştır. Değerler eğitimi açısından üç başlık altında sınıflama yapılmış, eser içeriğine uygun olarak belirlenen değerler, araştırmacılar tarafından yeniden yorumlanmıştır.Item Experiences and Psychological Status of the Patients After Fractured Femur in Intensive Care Unit: A Cross-Sectional Study(2019) Eda TUĞCU; Emel YILMAZObjective: The aim of the study was to determine the emotional state, experience of patients in the intensive care unit and the factors affecting them. Methods: This descriptive study and cross-sectional study was performed the education and teaching hospital in the western region of Turkey. 120 patients with femur fracture hospitalized at surgical intensive care unit were included in the study. The ethical approval was obtained before the study. The data were collected using a personal information form, the Intensive Care Experience Scale (ICES), and the Hospital Anxiety Depression Scale (HADS). Descriptive statistics, Mann Whitney U test, Kruskall Wallis test and regression analysis were used for data analysis. Results: The mean total scores of the patients were 51,61±6,43 for ICES, 5,26±3,90 for HADS anxiety, and 4,21±2,79 for HADS depression. Recollection of intensive care, pain, and intensive care temperature had an effect on the intensive care experience of the patients (p<0,05). HAD-anxiety level was found to affect the duration of hospitalization and length of stay in ICU (p<0,05). Conclusion: The results showed that the patients had negative experiences in ICU but were moderately satisfied with the care they received. Intensive care nurses should implement nursing interventions designed to ensure that patients’ experiences in ICU are more positive.Item Does the Anti-Migraine Drug Rizatriptan Affect Early Neural Tube Development in Chick Embryos?(2019) Murat SAYIN; Gulsen Seren GURGEN; Sevgi Sidika SAYIN; Gönül GÜVENÇ; Nurullah YÜCEERAIM: To investigate the impact of rizatriptan on neural tube development using early chick embryos as a model organism.MATERIAL and METHODS: A total of 36 pathogen-free Leghorn chicken eggs were selected and categorized in three groups:sham, therapeutic, and supra-therapeutic. After 24 hours, the eggs were opened and injected with sterile drugs, and then reclosed using plastic tape. After a period of 72 hours, the eggs were opened and assessed using the Hamburger–Hamilton chickembryology classification method. TUNEL staining was used to identify apoptosis, and hematoxylin–eosin staining was used toinvestigate neural tube closure.RESULTS: Treatment with rizatriptan significantly slowed down neural tube development. The supra-therapeutic group showedneural tube closure defects.CONCLUSION: Rizatriptan had a negative effect on neural tube closure. Further research is needed to identify a safe and effectivedrug for treating migraines during pregnancy.Item Tecrübeli Satranç Oyuncuları ve Satranca Yeni Başlayan Bireylerin Kognitif Fonksiyonları ve Duygusal Durumlarının İncelenmesi(2019) Necip KUTLU; Elif ERDEMİRAmaç: Çalışmada, farklı seviyelerdeki satranç oyuncularının stres altında tepki hızı ve kalitesi (DT), sürekli dikkat/problem çözme yeteneği (COG), muhakeme yeteneği (SPM) ve görsel algılama (TAVTMB) performanslarının ve duygusal durumlarının karşılaştırılması amaçlandı. Yöntem:Viyana test sistemi beynin zihinsel ve kognitif fonksiyonlarını değerlendirir. Test bataryasında bulunan determinasyon testi (DT) ile bireylerin yoğun uyaran akışı ve stres altında tepki verme hızı ve kalitesi, Cognitrone testi (COG) ile sürekli dikkat-problem çözme yeteneği ve kavramayı, Standart Progressive Matrisler (SPM) analitik irdelemeyi, düzenli düşünmeyi ve soyutlama ile zihinsel faaliyet hızını, Takiskopik Trafik Algılama testi (TAVTMB) ise görsel duyusal bellek performansını değerlendirir. Anksiyete ve depresyonun kognitif fonksiyonu olumsuz etkiler. Gönüllülerin (7-16 yaş) psikolojik durumları nöropsikolojik anketlerden; çocuklarda anksiyete bozukluklarını tarama ölçeği (ÇABTÖ) ve çocuklar için depresyon ölçeği (CDI) ile belilrlendi. Serebral laterizasyonunun da beynin kognitif fonksiyonlarında çeşitli yetenek farklılıklarını sağladığı bilindiğinden sağlaklık ve solaklığı ölçmede kullanılan Edinburg El Tercihi anketi ile tespit edildi. Bulgular: Orta düzey satranç oyuncularının DT ortalaması ve DT süresi yeni başlayan oyunculara göre anlamlı olarak yüksekti(p<0,05).Profesyonel satranç oyuncularının ÇABTÖ ve CDI değerleri anlamlı olarak düşüktü(p=0,01).Orta düzey satranç oyuncuları ise yeni başlayan oyunculara göre bu değerler düşüktü. Depresyon puanı ortalaması; değerlendirilen gruplar arasında ve yeni başlayan satranç oyuncuları arasında anlamlı(p=0,01) ilişki tespit edilmiştir Sonuç: Bu çalışma; satranç oynamanın bireylerde beynin kognitif fonksiyon becerilerinde ve duygusal durumlarında olumlu katkı sağlayabileceğini göstermiştir.Item Correlation of Liver Enzyme Levels and Insulin Resistance in Patients with Non‐Alcoholic Steatosis(2019) Demet ÇEKDEMİR; Mehmet GÜNDÜZ; Arzu ÇELEBİ; Hale ASLANTAŞ; Gökhan PEKİNDİL; Semin AYHAN; Ender ELLİDOKUZObjectives: To compare non‐alcoholic steatosis patients according to liver enzyme levels, and toestablish whether glucose metabolism and insulin resistance differ with liver enzyme levels.Materials and Methods: Patients with non‐alcoholic steatosis aged between 18‐65 years were includedin this study. The patients were divided into two groups as steatotic patients with normal liver enzymes(NLE), and those with increased liver enzymes (ILE). The groups were compared as for parameters ofglucose metabolism, and insulin resistance.Results: A total of 66 steatotic patients (40 NLE, and 26 ILE) were included in our study. Mean insulinvalues in the steatotic NLE, and ILE groups were 12.92±5.61, and 16.22±5.43 μU/mL respectively(p=0.012). Insulin resistance was detected in 23 (60.50%) patients in the steatotic NLE, and in 22 (88%)patients in the steatotic ILE groups (p=0.018). Metabolic syndrome was detected in 31 (77.50%) patientsin the steatotic NLE, and in 15 (57.70%) patients in the steatotic ILE groups (p=0.058).Conclusion: In conclusion, we have concluded that the steatotic group with ILE had higher insulinresistance. These patients should be meticulously taken into consideration as for drug treatments whichwill especially decrease insulin resistance, increase both weight loss, and sensitivity to insulin resistance.Liver biopsy still retains its essential place in definitive differential diagnosisItem Ticari Açıklık, İstihdam ve Enflasyon İlişkisi: Türkiye Örneği(2019) Deniz ŞİMŞEK; C. HEPAKTANBu çalışmada, 2005Q1-2018Q1 dönemlerinde ticari açıklığın, enflasyon veişsizlik gibi makro değişkenler ile ilişkisi incelenmiştir. Analiz için kullanılandeğişkenler, TÜİK ve TCMB resmi sitesinden temin edilmiştir. Analizlerebaşlamadan önce serilere standart birim kök testleri uygulanmıştır. Birim köktestlerinin ardından, Johansen eş-bütünleşme testi, Granger nedensellik testiyapılarak, değişkenler arasındaki ilişkinin açıklanması için VAR Modelikurulmuştur. VAR modeline ilişkin etki-tepki ve varyans ayrıştırma sonuçlarıyorumlanmıştır. Analiz sonuçları, ticari açıklık ile enflasyon arasında tersyönlü bir ilişki olduğunu ve ticari açıklık ile işsizlik arasında pozitif yönlü birilişki olduğunu göstermektedir. Johansen Eş-bütünleşme testinin bulguları,seriler arasında uzun dönem eş-bütünleşme ilişkisinin olduğunugöstermektedir. Granger Nedensellik testinden elde edilen sonuçlara göre,ticari açıklık ile işsizlik oranı arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisibulunmaktadır. Enflasyon ve ticari açıklık arasında ise nedensellik ilişkisibulunmamaktadır.Item Prematüre Retinopatisi Tedavi Sonuçlarımız(2019) Hüseyin MAYALI; Cansu SARIGUÜL; Emin KURT; Özcan KAYIKÇIOĞLU; Süleyman İLKERAmaç:Kliniğimizde prematüre retinopatisi (ROP) ile tedavi edilen hastaların özelliklerini paylaşmak Gereç-Yöntem: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Temmuz 2013 - Aralık 2017 tarihleri arasında prematüre retinopatisi açısından değerlendirilen 36.gebelik haftasından önce doğmuş bebeklerin verileri incelendi. Prematüre retinopatisi saptanmayan bebekler, periferik retinal vaskularizasyon tamamlanana kadar, retinopati saptanan ve tedavi gereksinimi olmayan bebekler postnatal 45. haftaya kadar 1-2 haftalık aralıklarla takip edildi. Retinopatisi ileri derecede olan veya takiplerinde ilerleme saptanan bebeklere indirekt laser oftalmoskopi ile diod laser fotokoagülasyon tedavisi uygulandı. Bulgular: 1394 bebek değerlendirildi. İleri evre retinopati saptanan ve indirekt laser oftalmoskopi ile diod laser fotokoagülasyon uygulanan bebek sayısı 106 (%7,6) idi. Bebeklerin 44’ü (%41,5) kız, 62’si (%58,4) erkekti, 32(%30,1) bebek çoğul gebelik sonucunda dünyaya gelmişti. Bu bebeklerin 89’u (%83,9) solunum cihazına bağlanmıştı.Doğum haftası ortalama 27,7±2,5 hafta ,ortalama doğum ağırlığı 1113,94 ±362 gramdı.106 hastanın 212 gözüne tedavi uygulandı. Bu gözlerden 53’ünde (%25) zon 1’de, 150’sinde (%70,7) zon 2’de, 9’unda (%4,3) zon 3’te ROP izlendi. Laser tedavisi uygulanan bebeklerin hepsinde evre 2-3 prematüre retinopatisi, plus hastalık veya en az sekiz saat kadranını içeren lezyon mevcuttu. Hastalara ortalama 1603,16 ±623,99 atış yapıldı. Tedavi uygulanan bebeklerin işlem sonrası kontrollerinde 2 hasta haricinde hepsinde retinopatide gerileme izlendi. Prematüre retinopatisi gerilemeyen ve retina dekolmanı gelişen 2 hasta pars plana vitrektomi yapılmak üzere dış merkeze sevk edildi. Bir hastada ise takiplerinde katarakt gelişimi izlendi. Sonuç: Takip ettiğimiz bebeklerin 106 (%7,6)‘sına diod laser fotokoagülasyon tedavisi uygulandı. Tedavi sonrası 2 hasta dışında bütün bebeklerde retinopati geriledi, 1 hastada ise takiplerde katarakt gelişti. Prematüre retinopatisi çocukluk çağı körlük nedenlerinin başındadır ve risk faktörleri barındıran prematür doğumların dikkatlice muayene ve tedavi edilmeleri önemlidir.Item Myotonic Dystrophy(2019) Zeliha ÜNLÜMyotonic dystrophy (MD) is a rare, progressive muscle disease, characterizedby autosomal dominant heredity and multisystem involvement. The muscleinvolvement’s being progressive in MD patients leads to negative effects suchas dependency of the patients in their daily activities. For this reason, medicaltreatment and rehabilitation of these patients are very important. We considered3 patients with MD diagnosis in this series of cases. We made pre-treatment andpost-treatment evaluations of 3 patients who were hospitalized in our clinic bygiving them a 4 week conventional exercise program and functional electricalstimulation (FES) treatment. The rehabilitation program we applied to the patientscontained joint’s range of motion exercises, breathing exercises, standing training,gait training, balance coordination exercises, and FES application to ankle andwrist dorsiflexors. We achieved positive changes in the clinical findings that wedocumented with pre-treatment and post-treatment assessment values.Item Vergi Dava Dilekçesinin Düzenlenmesi ve Özellikli Durumlar(2019) Mutlu YORULDU1982 Anayasasının “Dilekçe, Bilgi Edinmeve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı74’üncü maddesinde; “vatandaşlar ve karşılıklılıkesası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet edenyabancılar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilekve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara veTBMM’ye yazı ile başvurma hakkına sahiptirler”denilerek vatandaşların dilekçe hakkı koruma altına alınmıştır. Anayasanın 36’ncı maddesinin “HakArama Hürriyeti” başlığında “herkes, meşru vasıtave yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileriönünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” ifadesiyleyargılamaya ilişkin dilekçe hakkına atıf yapılmıştır.Vergi davalarını kapsayan idari dava dilekçelerinindüzenlenmesine ilişkin şekil şartları ise İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 3’üncü maddesi kapsamında açıklanmıştır. Bu çalışmada; vergidava dilekçelerinin düzenlenme esasları ile dilekçelerdeki eksikliklerin sonuçları hakkında genelbir bilgi verilmeye çalışılmıştır. Vergi dava açmasüresi içerisinde dava açma dilekçesinin verilipverilmemesi veya dilekçenin idari yargı mercileriyerine adli yargı mercilerine verilmiş olması durumunda dava açma süresinin başlangıcı olarak intikal ettirilen dilekçenin ilgili idari yargı merciincekayda alındığı tarihin esas alınması gerekliliği gibiözellikli durumlardan bahsedilmiştir.Item Hukuk Felsefesine Neden İhtiyacımız Var?(2019) Murat SatıcıHukuka dair algı, ilk ve sorgulanmamış bir bakışla, sırasıyla anayasa-yasalar-mahkemesuç-ceza gibi somut hukuksal metin, uygulama ve kavramlarla sınırlıdır. Bu durum,sadece hukukun kurumsal, normatif ve adli yanını öne çıkartır ve hukukla ilgili soruları vehukuk felsefesine neden ihtiyaç duyulduğunu açığa çıkaran felsefi kadim soruları sormayızorlaştırırlar: Hukukun ve içerdiği adalet, hak, özgürlük kavramlarının kaynağı nedir? İkinciolarak da hukukun meşruiyetinin kaynağı veya dayanağı nedir? Bu kadim iki sorunun hemsorulması hem de yanıtlanması, hukuk felsefesine düşer. Bu çalışmada hukukun algılanışındahakim olan yasalcı paradigmanın yol açtığı sorunların çözümünde hukuk felsefesinin önemivurgulanacaktır. İlk olarak doğal hukuk geleneğinde hukukun ahlak ile olan kesişiminedeğineceğiz. Daha sonra hukuksal pozitivizmin açmazlarını vurgulayacağız. Son olarak hukukbiliminin yanında bir hukuk felsefesine neden ihtiyacımız olduğu sorusuna yanıt arayacağız.Item Şizofreni Hastalarının İhtiyaçları ve Öngörülebilirliği(2019) Abdullah Burak UYGUR; Ayşen ESEN DANACIAmaç: Bu çalışmada amacımız, şizofreni hastalarının ihtiyaçlarını tespitetmek ve bu ihtiyaçlar ile ilişkili sosyodemografik ve klinik değişkenleribelirleyebilmektir.Yöntem: Çalışma, DSM-IV-TR tanı ölçütlerine göre, şizofreni tanısıolan 94 hasta ve bakım verenleriyle gerçekleştirilmiştir. Hastalarınihtiyaçları, hem hasta hem de bakım veren görüşlerini yansıtanCamberwell İhtiyaçları Değerlendirme Ölçeği (CİDÖ) temel alınarakdeğerlendirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, CİDÖ’ye ek olarak,Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği, Calgary Şizofrenide DepresyonÖlçeği, Bireysel ve Sosyal Performans Ölçeği, Şizofreni Hastaları içinYaşam Niteliği Ölçeği ve Algılanan Aile Yükü Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: ‘Psikotik belirtiler’ en çok tespit edilen ihtiyaç olarak öneçıkarken, ‘Para ve ilişkiler’ ise, hastaların en mağdur oldukları ihtiyaçlarolarak belirlenmiştir. Kadın olmak, evli olmak, toplum içinde yaşamak,lise ve üstü eğitim düzeyine sahip olmak; daha az ihtiyaçla ilişkilibulunmuştur. Hastaların tespit ettiği ihtiyaçların %45,1, karşılanmayanihtiyaçlarınsa %23,4’ü öngörülmüştür. Hastalara göre, ‘CalgaryŞizofrenide Depresyon Ölçeği ve Algılanan Aile Yükü Ölçeği’; bakımverenlere göreyse, ‘PANSS-Pozitif Belirtiler Ölçeği’ anlamlı yordayıcılarolarak dikkat çekmektedir.Sonuç: Şizofreni hastaları için sadece belirtileri hedef alarak yapılantedaviler yetersiz kalmaktadır. Tedavi planlaması hastaların ihtiyaçlarınaodaklanılarak yapılmalı ve tedavinin merkezinde hastaların tespit ettiğiihtiyaçlar olmalıdır. ‘’İhtiyaç tespiti’’ sadece tedavinin planlanmasındadeğil aynı zamanda toplum akıl sağlığı hizmetlerinin planlanmasındave hizmetlerin etkinliğinin arttırılmasında önemli katkı sağlayacaktır.Item Diyabetik Retinopati ve Retina Ven Dal Tıkanıklığı Olgularında Ultra Geniş Açılı Görüntüleme: Heidelberg Spectralis’e Karşı ETDRS-7 Alan Anjiografi Görüntüleri(2019) Özcan KAYIKÇIOĞLU; Muhammed ALTINIŞIK; Hüseyin MAYALI; Abdülmutalip YILDIRIM; Emin KURT; Süleyman Sami İLKERAmaç: Diyabetik retinopati (DR) ve retina ven dal tıkanıklığı (RVDT) olgularında Heidelberg Spectralis ultra geniş açı floresein anjiografi (FA) görüntüleri ile Early Treatment Diabetic Retinopathy Study (ETDRS) 7-alan montaj görüntülerini karşılaştırmak.Gereç ve Yöntemler: Heidelberg Spectralis ile FA çekilen DR ve RVDT olgularının görüntüleri retrospektif olarak analiz edildi. Görüntüler Microsoft Paint programına aktarıldı. Daha sonra 7-alan görüntülerine işaret eden dairesel alanlar, bu geniş açılı görüntülerin üzerine dijital olarak monte edildi. 7-alan görüntülerinin kapsadığı alan ile geniş açılı görüntülerin kapsadığı alanlar iskemi ve neovaskülarizasyon açısından karşılaştırıldı. İskeminin derecelendirilmesinde bir daire alanı ölçü alınarak; hafif, orta ve ağır iskemi olarak sınıflandırıldı.Bulgular: Spectralis görüntülerine göre 24 gözde proliferatif DR, 112 gözde nonproliferatif DR olmak üzere, toplam 136 gözde DR teşhis edildi. Geniş açılı görüntülerle karşılaştırıldığında, 7-alan görüntülerinin 32 gözde (%23,52) ağır düzey, 16 gözde (%11,76) orta düzey, 36 gözde (%26.47) hafi f düzey iskemiyi; üç gözde de (%11,76) neovaskülarizasyonu tespit edemediği görüldü.7 olgunun 7 gözünde de RVDT olduğu görüldü. 7-alan görüntülerinin RVDT olan iki gözde ağır düzey iskemiyi gösteremediği görüldü.Sonuç: Ultra geniş açılı anjiografi görüntüleri, retina vasküler hastalıklarının değerlendirilmesinde 7-alan görüntülerine göre hastalığın evrelemesinin ve ciddiyetinin değişmesine neden olacak düzeyde katkılar sağlamaktadır.Item Yenilenebilir Enerji Kaynağı Kurulum Gücü Minimize Katsayısının Belirlenmesi(2019) Cihan ŞAHİN; Harun ÖZBAY; Mevlüt KARAÇORDünyamız gün geçtikçe daha fazla enerji ihtiyacı ile karşı karşıya kalmaktadır. İhtiyaç duyduğu enerji miktarını büyük oranda fosilyakıtlardan elde etmektedir. Günümüz dünyasında Fosil yakıtlarının fiyatlarında önlenemeyen artışlar, gelecekte tükenme olasılığı veçevreye bırakmış olduğu kalıcı etkiler sebebiyle son yıllarda alternatif enerji kaynaklarına büyük bir yönelim başlamıştır. Bu alandaGüneş enerjisi, Rüzgar enerjisi, Dalga enerjisi, Gelgit enerjisi vb. alternatif enerji kaynaklarına örnek olarak verilebilir. ÖzellikleGüneş ve Rüzgar enerjisi dünyada ve ülkemizde alternatif enerji kaynaklarının kullanımında en önde gelen enerji türleridir. Ülkemizinfarklı bölgelerinde kurulan değişik büyüklükte rüzgar ve güneş çiftliklerinin sayılarında da artışlar görülmektedir. Bunlarla birliktegelişen dünyamızda yaşanan teknolojik gelişmeler, birçok alanda olduğu gibi enerji sektörüne de doğrudan katkı sağlamaktadır.Gelişen teknolojilerle birlikte alternatif enerjilerin verimli bir şekilde kullanılması bu enerjilere olan ilgiyi de arttırmaktadır. Özellikleotomasyon ve kontrol dünyasında yaşanan teknolojik gelişmeler, birçok alanda kolaylıkları da beraberinde getirmiştir. Endüstri 4.0’ındoğması otomasyon ve kontrol dünyasını farklı bir boyuta ve bir çok alanda vazgeçilmezler noktasına getirmiştir. PLC, SCADA, DCSsistemlerinin yenilenebilir enerjiler alanında da kullanılması enerji yönetiminin verimliliği açısından oldukça önemlidir. Elde edilenalternatif enerji, otomasyon sistemleri sayesinde daha verimli ve tasarruflu kullanılabilmektedir. Bu çalışmada, alternatif enerjikaynağı ve otomasyon sistemlerinin birbirine entegrasyonuyla birlikte kurulum maliyet oranlarının düşürülmesi hedeflenmiştir.Çalışma için alternatif enerji kaynaklarından güneş enerjisi tercih edilmiş, laboratuvar ortamında 320 W’lık prototip test sistemikurularak deneysel çalışma gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen bu çalışma sayesinde ihtiyaç duyulduğu düşünülen enerji miktarından% 40 daha az enerjiye ihtiyaç olduğu gözlemlenmiş, güneş enerjisi kurulum gücü için bir katsayı oluşturulmuştur. Bununla birlikte,enerjinin verimli ve kontrollü bir şekilde kullanılması sağlanarak, hesaplanan kurulum gücünün düşürüldüğü görülmüştür. Elde edilensonuç diğer alternatif enerji kaynakları içinde kullanılabilmektedir.Item Nesnelerin İnterneti Tabanlı Akıllı Sulama ve Uzaktan İzleme Sistemi(2019) Mehmet TAŞTANTarımsal ve peyzaj amaçlı sulama tatlı su kaynaklarının en çok tüketildiği uygulama alanlarıdır. Suyun akıllı yönetimi, sulamaveriminin arttırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulmaktadır. Su kullanımını optimize etmek,enerji tüketimini azaltmak ve mahsullerin kalitesini artırmak için sulama alanında teknoloji kullanımına olan ihtiyaç her geçen günartmaktadır. Nesnelerin İnterneti (IoT) tabanlı akıllı sulama sistemleri, tatlı su kaynaklarının verimli kullanımına yardımcı olabilir.Çevresel koşulların izlenmesi, sulama veriminin arttırmasında en önemli unsurdur. Bu çalışmada, IoT tabanlı bir akıllı sulama sistemiönerilmiştir. Önerilen bu akıllı sulama sistemi, hava sıcaklığı, hava nemi ve toprağın nem değerini kullanarak uygun sulama zamanıve sulama süresini belirlemektedir. Akıllı sulama sistemi, sensör bilgilerini kullanarak yağış tahmininde bulunup gerektiğinde sulamazamanını ötelemektedir. Geliştirilen android tabanlı kullanıcı arayüzü, sensör verileri, sulama süresi, elektrik ve su tüketimi gibiverilerin gerçek zamanlı görüntülenmesini sağlanmaktadır. Bulut sistemi üzerine kaydedilebilen sensör verilerinin analizi ideal sulamaperiyodu ve sulama süresinin belirlenmesinde yardımcı olmaktadır. İnsan müdehalesini en aza indiren bu akıllı sulama sistemi ileuzaktan izleme ve kontrol imkanı yanında elektrik ve su tasarrufu sağlanmaktadır.