Hidrojen peroksit ile oluşturulan deneysel akut pankreatit modelinde intraduktal ve sistemik katalaz tedavisinin koruyucu etkisi
No Thumbnail Available
Date
1999
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Serbest oksijen radikallerinin (SOR) akut pankreatitte histopatolojik değişikliklerin oluşmasında rol oynadığı bilinmektedir. Ancak bu hasarın hangi mekanizma ile meydana geldiği ortaya konamamıştır. SOR ile oluşturulan akut pankreatit modelinde, spesifik radikal temizleyiciler ile yapılacak çalışmalar, SOR'in etki mekanizmasını açıklamaya yardımcı olabilir. Bu çalışmada, H2O2 ile oluşturulan akut pankreatitte ortaya çıkan histolojik ve biyokimyasal değişikliklerin katalaz enzimi ile hangi boyutta önlenebileceğini araştırmayı amaçladık. Bu çalışmada Wistar Albino tipi ratların ana pankreas kanalı karaciğer hilusu düzeyinde kateterize edilerek duodenuma doğru grup 1'de serum fizyolojik, grup 2'de H202, grup 4'de H2O2+katalaz ile perfüze edildi. Grup 3'de intraduktal H2O2 perfüzyonundan 1 saat önce proflaktik intravenöz katalaz verildi. Serum fizyolojik ile perfüze edilen ratlarda herhangi bir patoloji saptanmazken, H2O2 ile perfüze edilenlerde belirgin pankreatit gelişti. Proflaktik intravenöz katalaz verilimi makroskopik ve mikroskopik bulgularda, doku malondialdehit ve serum amilaz düzeylerinde bir düzelme yapmazken, intraduktal katalaz ödem oluşumunu engelledi, malondialdehit ve amilaz düzeylerini istatistiksel olarak azalttı (p<0.05), ancak nekroz oluşumunu engellemedi. Bu çalışmaların sonucuna göre intraduktal H2O2 perfüzyonu fokal nekroz alanlarını da içeren akut ödematöz pankreatit oluşturmaktadır. Bu deneyde kullanılan miktarda, tek doz intravenöz katalaz ortaya çıkan histopatolojik değişiklikleri önlememektedir. Katalazın, H2O2 ile birlikte intraduktal perfüzyonu ödem oluşumunu engellemekte, serum amilaz ve pankreas dokusunda malondialdehit düzeylerini düşürmekte, ancak nekroz oluşumunu engellememektedir. Bu bulgular histopatolojik değişikliklerden H2O2'nin toksik etkisi yanında, farklı bir mekanizmanın da sorumlu olabileceğini düşündürmektedir.