Hemodynamic effect of somatostatin infusion in patients with non-variceal upper gastrointestinal bleeding
No Thumbnail Available
Date
2001
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Amaç: Somatostatin ve analogları vazoaktif etkilerinden dolayı özofagus varis kanamaları gibi portal hipertansiyon komplikasyonlarının tedavisinde artan sıklıkta kullanılmaktadır. İntravenöz somatostatin asid sekresyonunu, splenik kan akımını ve portal basıncı azaltır. Ancak varise bağlı olmayan üst gastrointestinal sistem kanamalarının tedavisindeki etkinliği tartışmalıdır. Çalışmamızda, somatostatin infüzyonunun peptik ülsere bağlı kanamaların durdurulmasındaki olası mekanizmasının ve vazoaktif etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Peptik ülsere bağlı kanaması olan, portal hipertansiyonu bulunmayan 15 olgu (7 erkek, yaş ortalaması: 43.7±8.5 yıl) çalışmaya alınmıştır. Olgulara 72 saat süresince 250mgr/saat dozunda somatostatin infüzyonu uygulandı. Olgularda birincisi infüzyonun başlandığı ilk gün ve ikincisi infüzyonun kesilmesinden 6 saat sonra olmak üzere 2 kez doppler USG ölçümleri yapılarak süperior mezenterik arter ortalama akım hızı, Süperior mezenterik arter-pulsatil indeksi, portal ven akımı ve renal arter direnç indeksi belirlendi. İstatistiksel analizlerde Wilcoxon signed rank testi kullanıldı. Bulgular: Somatostatin infüzyonu sırasında portal ven akımı 32.5±13.2 cm3/sn, infüzyonun kesilmesi sonrası ise 53.2±14.6 cm3/sn (p=0.002) bulunmuştur. Süperior mezenterik arter ortalama akım hızı sırasıyla 40.1±12.2 cm/sn ve 62.7±17.8 cm/sn olarak ölçülmüştür (p=0.014). Süperior mezenterik arter-pulsatil indeksi somatostatin infüzyonu sırasında 2.1±0.7, infüzyonun kesilmesi sonrası 2.9±0.7 olarak belirlenmiştir (p=0.035). Renal arter direnç indeksi ise infüzyon ile değişiklik göstermemiş ve infüzyon sırasında 0.67±0.08, infüzyon sonrası 0.65±0.07 bulunmuştur (p=0.128). Sonuç: Somatostatin infüzyonu portal hipertansiyonu bulunmayan olgularda da mide ve duodenum arteriyal kan akımlarında azalma sağlamıştır. Ayrıca, portal kan akımını azaltmasına rağmen prerenal böbrek yetmezliğine duyarlı olan peptik ülser kanaması bulunan olgularda renal kan akımının değişmemesi de klinik pratikte bir avantaj olarak değerlendirilmiştir.