Cumhuriyet Düşüncesi İle İlgili Gelişmeler ve Cumhuriyetin İlanına Yönelik Tepkiler
Abstract
Cumhuriyet milletin egemenliğini elinde tuttuğu ve bunu temsilcileri aracılığıyla kullandığı siyasal sistemdir. Milli Mücadele yıllarına kadar milli egemenlik kavramına cumhuriyet anlamı yüklenmemiştir. Bu yıllarda bağımsızlığı ve vatanın kurtuluşunu sağlamak amacıyla düzenlenen bölgesel ve ulusal kongrelerin kurduğu siyasal iktidarlar birer cumhuriyet hükümetleri idi. Gücünü doğrudan halktan alan bu yönetimler hem vatanı düşmana karşı savunmuşlar hem de cumhuriyet düşüncesinin gelişmesini sağlamışlardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığı günden itibaren adı koyulmamış demokratik bir cumhuriyet rejimine sahipti. Atatürk’ün önderliğinde kurulan yeni Türk devletinin bu demokratik niteliği 1921 Anayasası ile pekişmiştir. Saltanatın kaldırılması ile cumhuriyetin önündeki büyük bir engel aşılmıştır. Ekim 1923’te cumhuriyetin ilanı aslında üç yıldır yürürlükte olan rejimin adını koymak anlamına gelmektedir. Cumhuriyetin ilanına yönelik tepkiler, farklı bir rejim talebinden ziyade cumhuriyetin ilanının aceleye getirilmiş olmasına ve cumhuriyetin niteliğine yönelikti. Tepkilerin temel nedeni, cumhuriyetle birlikte sistemde yapılan değişikliğin rejimin demokratik niteliğini zayıflatması endişesiydi.