SUBMISSIVE BEHAVIOUR AND GENDER PERCEPTION OF STUDENTS
No Thumbnail Available
Date
2014
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Bu çalışma, üç farklı üniversitedeki sağlık yüksekokulu öğrencilerinin boyun eğici davranış ve toplumsal cinsiyet algısı arasındaki ilişkiyi incelemek ve bunları etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak yapılmıştır. Kadın ve erkeğin toplumdaki işlevleri, sorumlulukları, hakları, kişilik özellikleri gibi unsurları toplumsal cinsiyete göre şekillendirilmektedir. Boyun eğici davranış, insanların kendilerinden daha güçlü birisinden çeşitli sosyal tehditler aldıklarında kullandıkları savunucu bir davranış olarak tanımlanır. Boyun eğici davranış, sosyal konumu düşük, kendini yetersiz bulan, benlik saygısı az, anksiyetesi yüksek ve depresyonu olan bireylerde görülen bir davranış türüdür. Hemşireler, sağlık bakım sisteminde iletişim açısından oldukça önemli bir role sahiptirler. Bu nedenle, bilgisi ve becerisi doğrultusunda karar verebilen, aldığı kararlar doğrultusunda bakım veren ve sonuçlarını üstlenen, diğer meslek gruplarıyla birlikte çalışan, hasta savunuculuğunu üstlenen, gerektiğinde hayır diyebilen, kısacası atılgan bireyler olmalıdırlar. Çalışma, araştırmaya katılmayı kabul eden, Ege Bölgesinin üç farklı ilinde bulunan üniversitelerin, hemşirelik ve sağlık memurluğu bölümlerinde eğitim gören, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri (N=498; n= 399) ile Ocak- Mayıs 2009 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın verileri, yaş, cinsiyet, bölüm gibi özellikleri sorgulayan 11 sorudan oluşan Sosyo-Demografik Özellikler Formu; 37 maddeden oluşan likert tipinde Kadın Erkek Anlayışı Tutum Ölçeği ve 16 maddeden oluşan likert tipinde Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler, Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Bilimsel Etik Kurulundan ve araştırmanın yapılacağı kurumlardan yazılı izinler alınarak Ocak- Mayıs 2009 tarihleri arasında, 15-20 dakikada araştırmacılar tarafından toplanmıştır. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin yaş ortalaması 21.85 ± 1.59, %73.2si hemşirelik %26.8i sağlık memurluğu öğrencisi, %62.4ü bayan %37.6sı erkek, %97.5i bekar, %78.9unun geliri giderine denk, %87.5i çekirdek aile yapısına sahiptir. Kadın Erekek Anlayışı tutum ölçeği ortalaması doğrultusunda öğrencilerin geleneksel davranışa sahip olduğu (X=106.65), ancak cinsiyete göre yapılan karşılaştırmada kız öğrencilerin ve erkek öğrencilere göre anlamlı düzeyde fazla geleneksel cinsiyet algısına sahip olduğu belirlenmiştir. Boyun eğici davranışlar cinsiyete göre karşılatırıldığında, erekek öğrencilerin kız öğrencilere göre anlamlı düzeyde fazla boyun eğici davranışlara sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin okullara, cinsiyete, öğrenim gördükleri bölümlere ve ailede karar verme şekline göre Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği ve Kadın Erkek Anlayışı Tutum Ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı fark olduğu saptanmıştır (p<0.05). Öğrencilerin kadın erkek anlayışı tutum ölçeği puan ortalaması ile boyun eğici davranışlar ölçeği puan ortalamaları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki olduğu saptanmıştır (r=-0.24, p=0.00). Hemşireler ve sağlık memurları, bilgisi ve becerisi doğrultusunda karar verebilen, aldığı kararlar doğrultusunda bakım veren ve sonuçlarını üstlenen, diğer meslek gruplarıyla birlikte çalışan, hasta savunuculuğunu üstlenen, gerektiğinde hayır diyebilen, kısacası atılgan bireyler olmalıdırlar. Üniversite eğitiminde toplumsal cinsiyet bakış açısına yönelik hala geleneksel görüşlere sahip olan öğrencilerin olması, aydın bireyler yetiştirmeyi hedefleyen üniversite eğitiminin bu hedefini tam anlamıyla gerçekleştiremediğini ve öğrencilere temel mesleki bilginin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda duyarlılık kazandırılması gereğini göstermektedir.