İlköğretim ve lise öğrencilerinde toplum kökenli metisiline dirençli Staphylococcus aureus burun taşıyıcılığının araştırılması

No Thumbnail Available

Date

2008

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Abstract

Bu çalışma, Manisa il merkezindeki okulların öğrencilerinde toplum kökenli (TK) metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) nazal taşıyıcılık oranlarını ve olası risk faktörlerini araştırmak amacıyla planlanmıştır. Çalışmaya, toplu yaşama yeni geçen ilköğretim birinci sınıf öğrencileri (n= 1003) ile 10 yıldır toplu yaşam ortamında bulunan lise son sınıf öğrencileri (n= 1012) dahil edilmiştir. Toplam 2015 öğrencinin hiçbirinde nazal MRSA taşıyıcılığı saptanmamış; metisiline duyarlı S.aureus (MSSA) taşıyıcılık oranı ise %14.7 (296/2015) olarak bulunmuştur. MSSA nazal taşıyıcılığı ilkokul birinci sınıf öğrencilerinde (%17.8), lise son sınıf öğrencilerine göre (%11.6) ve sosyoekonomik düzeyi iyi olan okulların öğrencilerinde (%16.4), düşük olan okulların öğrencilerine (%13.3) göre daha yüksek saptanmış ve bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (sırasıyla; p< 0.001 ve p< 0.05). Çalışmada sorgulanan risk faktörleri (son bir yıl içinde hastanede yatma, ameliyat geçirme, son altı ay içinde antibiyotik kullanımı, deri/yumuşak doku enfeksiyonu geçirme, evde < 15 yaş çocuk varlığı, ailede sağlık alanında çalışan kişi varlığı, > 5 kişi ile yaşam) ile S.aureus nazal taşıyıcılığı arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. MSSA izolatlarında penisilin direnci %93.6, eritromisin direnci ise %14.2 olarak belirlenmiş; tüm izolatlar sip-rofloksasin, trimetoprim-sülfametoksazol, linezolid ve vankomisine duyarlı bulunmuştur. Eritromisin direnci ile evde yaşayan kişi sayısı ve son altı ay içinde antibiyotik kullanma öyküsü arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu izlenmiştir (p< 0.05). Sonuç olarak toplum kökenli S.aureus enfeksiyonlarının ampirik tedavisinde klasik tedavi yaklaşımları halen etkin ve güvenilir görülmektedir. Bulgularımız, TK-MRSA enfeksiyonlarının bölgemiz için henüz ciddi bir tehdit oluşturmadığını vurgulamakla birlikte, toplumun farklı kesimlerini kapsayan prevalans çalışmalarının yapılması gerekmektedir.

Description

Citation