Çocuklarda akut astım atağında salbutamol inhalasyonu sonrası vektör elektrokardiyografik değişikliklerin takibi
No Thumbnail Available
Date
2001
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Amaç: Akut astım atağında, ekspiratuvar tipte solunum yolu obstrüksiyonu sonucu gelişen hava hapsi, kalbin toraks içindeki pozisyonunda değişikliklere yol açabilir. Bu ise kalbin atrial ve ventriküler akslarında sapmalara neden olabilir. Çalismada akut astım atağındaki çocuklarin kalp aksı değişikliklerinin derecesi, bunların solunum distresi bulguları ve bronkodilatör (salbutamol) uygulaması ile olası ilişkileri araştırılmıştır. Hastalar ve Yöntem: Çalismaya yaşları 6-16 yaş (ort. 9,1 3,6 yaş) arasında değişen, astım bronşiyale tanılı 23 olgu (13 erkek, 10 kız), kontrol olarak ise yaş ve cins açısından benzer, hiç bir solunum sistemi yakınması olmayan 15 sağlıklı çocuk alınmıştır. Astımlı olguların akut ataklarında salbutamol inhalasyonu öncesi ve sonrası klinik değerlendirme, solunum distresi skoru (SDS), PEF ölçümü ile birlikte standart elektrokardiyografi (EKG) traseleri elde edilmiştir. EKG traselerinden kalbin aks değişiklikleri frontal düzlemde hesaplanmıştır. Kontrol grubu olgulardan ise bir hafta ara ile iki kez standart EKG traseleri alınmıştır. Sonuçlar: Akut atak olarak değerlendirilen astımlı olguların başvuruda alınan SDS, P ve QRS aksı sırasıyla 4.91.4/hasta; 58.111.2; 72.319.8 derece iken salbutamol inhalasyonu sonrası aynı değerler 1.30.2/hasta; 38.412.3; 48.517.6 olarak izlenmiştir. Her üç değerin kendi arasındaki farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). SDS ile P ve QRS aks değişiklik değerleri arasında yapılan korelasyon analizinde ise istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmıştır (r=+ 0, 68 ve r=+0,75). Kontrol grubu aks değişiklikleri ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Bu sonuçlar, akut astım ataklı çocuklarda P ve QRS aks değişikliklerinin obstrüktif hava yolu patolojisi ile anlamlı ilişkisi olduğunu ve bu nedenle hava yolu obstruksiyonu bulgularının takibinde bir markır olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.