Sağlık Çalışanları SARS-CoV-2 Hasta Kohordunda Antikor Sürdürülebilirliği

Abstract

Bu çalışmada, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesinde Mart 2020-Aralık 2020 döneminde koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) pozitif olgu kohordunda (n= 413), virüsün reseptör bağlanma bölgesine karşı oluşan şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs-2 (SARS-CoV-2) özgül antikorlarının, Temmuz 2021 tarihine kadar olan bir yıllık izlem sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Antikorlar kemilüminesan enzim immünoassay (CLIA) yöntemiyle saptanmıştır. Antikor düzeyi 1.0 ve üzeri olan değerler pozitif olarak kabul edilmiştir. İstatistiksel analiz; parçalı/kırık hat (joinpoint) regresyon analizi (sürüm 4.7.0) ve ki-kare testi kullanılarak yapılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 34.9 ± 9.3 ve %60.2’si kadın olarak saptanmıştır. COVID-19 tanısı aldıktan 21-30 gün sonra katılımcıların %72.2 (n= 126)’sinde total antikor düzeyi eşik değerin üzerindeyken, bu oran 31-60 gün aralığında artarak %79.1 (n= 240) olmuştur. Daha sonraki dönemlerde bu oran düşerek, 211-240 arası günlerde %38.8 (n= 108) olmuştur. Başlangıçta izleme alınan 367 çalışanın 76 (%20.7)’sında antikor yanıtı saptanamamıştır. Tanı aldıktan sonra, total antikor pozitifliği tespit edilen 291 çalışanın takibinde, tanıdan sonraki 31-210 gün aralığında antikor pozitiflik prevalansı %98.9-%96.1 aralığında seyretmiştir. Joinpoint regresyon analizi sonuçlarına göre, COVID-19 tanısı aldıktan sonra, antikor pozitiflik yüzdesini gösteren eğri, iki noktada kırılmıştır: Birinci nokta 181-210. günlerde (6-7 ay) (p= 0.069), ikinci nokta da 271-300. günlerde (9-10 ay) (p< 0.001). Sonuç olarak; en yüksek antikor pozitiflik oranları 30. günden sonra saptanmış; antikor pozitifliği, tanı aldıktan sonraki ilk yedi ayda sürdürülebilmiştir. Antikor pozitiflik oranı birinci yılın sonunda %25’e düşmüştür.

Description

Keywords

Citation