The comparison of perendoscopic injection therapy with medical treatment in Forrest' s II ulcers: Pilot study

No Thumbnail Available

Date

2001

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Abstract

Amaç: Forrest II ülserlerde, kanamayan ancak görünür damar (IIa), veya pıhtı (IIb) bulunan ülserlerde kanamanın tekrar etme riski yüksektir. Bu olgularda profilaktik perendoskopik tedavi önerilmektedir. Bu çalışmada Forrest II ülserlerde perendoskopik profilaktik injeksiyon tedavisi sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Son 6 saat içinde akut üst gastrointestinal kanaması (melena veya hematemez) öyküsü bulunan hastalara acil endoskopi yapıldı. Forrest II ülserli olgular çalışmaya alındı. Bu olgular perendoskopik profilaktik skleroterapi yapılanlar ve yapılmayanlar olarak 2 gruba ayrıldı. Birinci gruptaki olgulara %1'lik aethoxysclerol ile skleroterapi uygulanması sonrası intravenöz 40 mg günde iki kez omeprazol ve somatostatin infüzyonu 6 mg/gün 3 gün boyunca uygulandı. İkinci gruptaki olgular ise sadece Grup-1 ile aynı tıbbi tedaviyi aldılar, skleroterapi uygulanmadı. Kanama işareti olmayan olgularda ikinci endoskopi ilk endoskopiden 48 saat sonra yapılmıştır. İki tedavi yaklaşımı kanama tekrarı, kan transfüzyon gereksinimi, cerrahi müdahale gereksinimi, ülserin endoskopik görünümü, hastanede yatış süresi, mortalite ve diğer komplikasyonlar açısından karşılaştırılmışlardır. Bulgular: Yirmidört olguya (14 erkek, 10 kadın, yaş ortalaması 47.3±11.4 yıl) perendoskopik profilaktik skleroterapi uygulandı. Sadece tıbbi tedavi alan Grup-2 de 14 olgu (8 erkek, 6 kadın, yaş ortalaması 48.7±12.1 yıl) bulunmaktaydı. Gruplar arasında ilk endoskopideki ülserin görünüşü açısından istatiksel farklılık tespit edilmemiştir(p>0.05). Erken kanama tekrarı (ilk 48 saat içinde) hemostaz uygulanan grupta 6 olguda (%25.0), diğer grupta 2 olguda (%14.2) gözlendi (p<0.001). Kırksekizinci saatte yapılan endoskopide hemostaz uygulanan grupta 9 (%37.5) ve sadece tıbbi tedavi uygulanan grupta 10 (%71.4) olguda ülserin Forrest III (temiz zeminli ülser) olduğu izlendi (p<0.001). Hemostaz uygulanan grupta transfüze edilen kan miktarı, hastanede kalış süresi ve ek endoskopik girişim gereksinimi, hemostaz uyglanmayan gruba göre daha fazla oldu. Hiçbir grupta cerrahi gereksinim yada mortalite görülmedi. Sonuç: Perendoskopik injeksiyon tedavisinin aktif kanama bulunmayan ancak kanama tekrar riski yüksek ülserlerde profilaktik uygulanmasının gözden geçirilmesi ve geniş örneklem gruplu, prospektif, randomize çalışmalar ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

Description

Citation