Zekâtın Sarf Yerlerinden Biri Olan Gârimîn Payından Karz-ı Hasen
No Thumbnail Available
Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
İnsanlar ihtiyaçlarını karşılayabilmek için en yakınından başlayarak borç talep ederler. Bu nedenle borçlar hukuku insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. Fakat insanlık tarihi kadar eski olan bir gerçeklikte insanların bu ihtiyaç halini kazanç haline dönüştüren tefeciliktir. Bugün için ise Müslümanlar ihtiyacı için mislini ödemek üzere borç bulamayınca daha çok banka kurumlarına başvurarak faiz ile borç alabilmektedir. Muasır fakihler Müslümanın faizsiz borç alarak ihtiyacını karşılayabilmesi için özellikle zekât ve karz sandıklarını öne çıkartmışlardır. Borç talebinin ihtiyaçtan kaynaklandığı düşünülürse ve zekâtın amacının ihtiyaç sahibinin ihtiyacını gidermek olduğu göz önünde tutulursa her ikisinin de maksadının aynı olduğu görülür. Maksat birliğinden hareketle insanlara zekât malından borç verilerek faizsiz ihtiyacını karşılayabilmede kolaylık sağlanabilir mi sorusunu özellikle zekât üzerinde uzun mesaisi olan bazı fakihler cevaz vererek cevaplamıştır. Bu görüşe göre zekât sandıklarından tekrar sandığa bedeli dönmek üzere borç verilebilir. Kişi borç aldıktan sonra zekâtın sarf yerleri arasında yer alan gârimîn sınıfına dâhil olacağından dolayı zekât malı borç talep edenlerin ihtiyaçlarını giderecek şekilde ayrılabilir. Bu çalışma zekâtın gârime kıyasla karz olarak verilebileceği konusunu karz ve zekâtın sarf yerlerinden birisi olan gârim ile karşılaştırarak ortaya koymayı amaçlamaktadır.