AZERBAYCAN'DA SOVYET REJİMİNİN KURULUŞU VE SOVYET KARŞITI AYAKLANMALAR
Abstract
Azerbaycan'da 1918-1920 yılları arasındaki kısa süreli bağımsızlık sürecinin ardından, 28 Nisan 1920 tarihinde Sovyet egemenliği tesis edildi. Sovyet idaresi altındaki Azerbaycan'da, 1920'li yılların başlarında ve 1930'lu yıllarda çeşitli sebeplerle çok sayıda ayaklanma meydana geldi. İsyancılar, Devlet Siyasi İdaresi'nin (GPU) raporlarında “eşkıya” (bandit/ бандит) olarak adlandırılmıştır. İsyanlardan en önemlisi, 1920 Gence ayaklanmasıydı. 25-26 Mayıs 1920'de Gence şehrinde başlayan bu isyan, 6 gün sürecekti. Gence isyanı belirgin bir siyasi karaktere sahipti. Ayaklanmanın amacı Azerbaycan'ı Sovyet işgalinden kurtarmak ve komünist rejime son vermekti. 25-26 Mayıs gecesi başlayan ayaklanma sırasında isyancılar hızla kontrolü ele geçirdi. 29 Mayıs'ta isyancılara yapılan Bolşevik saldırısı başarısızlıkla sonuçlandı ve ardından Ordu Komutanlığı şehirdeki askerî gücünü daha da güçlendirdi. XI. Kızıl Ordu Komutanlığı Gence'ye takviye kuvvetler sevk etti. Sovyet yetkililerinden gelen bilgilere göre, Bolşeviklerin 31 Mayıs'taki saldırısı, o gün ayaklanmanın bastırılmasına yol açtı. İsyan akşama kadar tamamen sonlandırıldı. Gence ayaklanmasından sonra Mayıs 1920'de Karabağ'ın çeşitli şehirlerinde (Şuşa, Ağdam, Barda) yeni protestolar ve huzursuzluklar baş gösterdi. 1920'li yıllar boyunca meydana gelen ve Sovyet yönetimini oldukça uğraştırmış görünen bu isyanlardan sonra, bu kez Sovyet yönetiminin 1930'larda başlattığı kolektieştirmeye karşı bir tepki olarak ayaklanmalar oldu. Bunlardan ilki, 1930 yılının baharında Nuha'nın Zakatala ilçesinde gerçekleşti. Tüm bu isyanlar, kaynaklarda çoğunlukla, “Sovyet-karşıtı isyanlar” olarak tanımlandılar. Peki, bu ifade mevcut durumu açıklayan objektif bir tanımlama mıydı, yoksa aksini iddia etmek mümkün müydü? Bu çalışmada, Azerbaycan'da Sovyet döneminde meydana gelen isyan hareketleri ve bunların hangi sebeplerle meydana geldikleri incelenecektir. Böylece bunların, kaynaklarda tanımlandığı şekilde “Sovyet-karşıtı isyanlar” mı oldukları yoksa sadece Sovyet yönetiminin bazı uygulamalarına yönelik hoşnutsuzluğun bir sonucu mu oldukları sorusu cevaplanmaya çalışılacaktır.