Anemi saptanan poliklinik olgularımızda gastrointestinal sistem patolojileri

Abstract

Pratik uygulamalarda anemi saptanması sonrası, genellikle ayırıcı tanıya gidilmeksizin demir replasmanına geçilmesi alışkanlığı yaygındır. Özellikle demir eksikliği anemisi olgularında gastrointestinal sistemin incelenmesinde kullanılan radyografik ve endoskopik girişimler pratisyen hekimlikte invaziv yöntemler olarak düşünülmektedir. Çalışmamızda gastroenteroloji polikliniğimize çeşitli yakınmalarla başvuran ve anemi saptanan olgularımız ayırıcı tanı yönünden değerlendirildi. Anemi saptanan 47 (21 erkek, 26 kadın; yaş ortalaması 50.5±9.4 yıl) olgu çalışmaya alındı. Kırkiki (%89.3) olguda demir eksikliği anemisi, 5 (%10.6) olguda ise vitamin B12 eksikliğine bağlı megaloblastik anemi saptandı. Olgularımızın 6'sında aktif hemoroid, 5'inde atrofik gastrit, 5'inde benign mide ülseri, 6'sında duodenal ülser, 1' inde kolonda yaygın divertiküler hastalık, 2' sinde post-gastrektomiye bağlı malabsorbsiyon, 2'sinde mide kanseri, 2'sinde kolon tümörü saptandı. Böylece 29 (%61.7) olgumuzda etiyoloji belirlendi. Bir olguda alt gastrointestinal sistemden kan kaybı belirlenmesi üzerine endoskopik girişimlere, anjiografi ve sintigrafiye rağmen odak saptanamadı. Onyedi (%36.1) olguda ise beslenme yetersizliği düşünüldü. Sonuç olarak, anemi saptanan her olgunun ayıncı tanısının, gereğinde invaziv olarak düşünülen endoskopik girişimler de dahil olmak üzere, tüm yöntemler kullanılarak yapılması gerektiğini önemle vurgularız.

Description

Citation