İmmunitesi baskılanmış modellerde Pneumocystis carinii pnömonisi oluşturulması ve trimetoprim-sülfametoksazol profilaksisi
No Thumbnail Available
Date
2000
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Pneumocystis carinii immun sistemi baskılanan kişilerde prognozu ölüm ile sonlanabilen pnömoni etkenidir, infeksiyonun sağaltımında ve profilaksisinde en sık kullanılan ve en etkili ilaçlardan biri Trimetoprim-Sulfa-metoksazol'dür (TM-SMZ). Bu çalışmanın amacı, deneysel P.carinii pnömonisinde TM-SMZ'ün profilaktik etkisini incelemektir. Bu çalışmada deney hayvanı olarak kullanılan sıçanlar beş gruba ayrılmıştır. Birinci grup sıçanlar kontrol grubu olarak kullanılıp herhangi bir ilaç verilmemiştir. Diğer grup/arda bulunan sıçanlara immun sistemlerini baskılamak amacıyla haftada iki kez subkutan olarak 1.5 mg deksametazon verilmiştir. İkinci grupta bulunan sıçanlara profilaksi amaçlı herhangi bir ilaç verilmemiş ve infeksiyonun seyri izlenmiştir. Üçüncü haftanın başından itibaren TM-SMZ 3, 4 ve 5. gruplar intramüsküler olarak sırasıyla 50-250 mg/kg, 20-100 mg/kg, 6-30 mg/kg total günlük dozlarında profilaktik olarak verilmiştir. Tüm gruplar sekiz hafta süreyle izlenmişler ve ölen hayvanların hemen, yaşayanların öldürüldükten sonra akciğerleri çıkartılarak impresyon sürüntü preparatları hazırlanmış, Giemsa yöntemi ile boyanarak incelenmiştir. Kontrol grubundaki, 3. ve 4. gruplardaki sıçanların hiçbirinin akciğer impresyon sürüntü örneklerinde P.carinii'ye rastlanmazken 2. grupta bulunan ve profilaksi uyulanmayan sıçanların tamamında P. carinii kistleri görülmüş, 5. gruptaki sıçanların bir tanesinin akciğerinden yapılan preparatlarda nadir P. Carinii kistlerine rastlanmıştır. Sonuç olarak; P.carinii'nin laboratuvar modeli, profilaksisi ve tedavisi ile ilgili bu ön çalışmada P.carinii ile laboratuvarlarda yapılacak çeşitli çalışmalarda sıçanların uygun modeller olduğu kanısına varılmıştır. Günümüzde P.carinii pnömonisinin profilaksisi ve tedavisinde başarı ile kullanılan TM-SMZ'nin bu konuda ileride yapılacak yeni ilaç çalışmalarında tedavin/n ve profilaksinin kontrolünde altın standart olarak kabul edilerek kullanılabileceği görülmüştür.