Mide Kanseri ve Anjiyogenez Arasindaki Olasi Iliski
No Thumbnail Available
Date
2015
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Abstract
Hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla meydana gelen kanser, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından birisidir. Mide kanseri ise, dünyada en yaygın kanser ölümleri arasında yer almakta olup, ilaç tedavilerine oldukça dirençlidir. Kanser, kan damarları ve lenfatik sisteme nüfuz ederek yayılır. Bu invazyonun anjiogenez ile kolaylaştığı yapılan araştırmalarla saptanmıştır. Anjiyogenez; oksijen ve besin sağlayan, atıkları uzaklaştıran bir sistem olan damar yapılanmasında, önceden var olan damarlardan yeni kapiller kan damarları oluşması olayıdır. Yaraların iyileşmesi, büyüme gelişme gibi yararlı olaylarda yer alan anjiyogenez, aynı zamanda tümör büyümesi ve metastazına da yol açabilir. Kanserin progresyonunu ve metastazını etkileyen çok sayıda etken vardır. Bu etkenlerden en önemlisi anjiyogenez sisteminin aktivatör/inhibitörleridir. Anjiyogenik sistemin en önemli aktivatörlerinden biri vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF)'dür. VEGF, damar geçirgenliğini artırır ve hücre dışı matriks yıkımından sorumlu olan matrix metalloproteinaz (MMP) salınımını uyarır, böylece metastaz ve invazyon kolaylaşır. Anti-anjiyogenik ajanlardan en önemlileri endostatin ve trombospondindir. Endostatin, anjiogenezin kuvvetli bir inhibitörüdür. Direkt olarak endotelial hücre büyümesi ve göçünü engeller ve VEGF'in anjiogenez etkisini inhibe eder. Trombospondin -1, birçok normal hücre tarafından salgılanan heparin bağlayıcı 5 üyeli bir ekstrasellüler protein ailesindendir. Biz bu derlemede, mide kanseri ile anjiogenez arasındaki ilişkileri araştırmayı ve geniş bir perspektifle okuyucuya sunmayı hedefledik.