Gastrointestinal Şikayeti Olan Hastalarda Dientamoeba fragilis Enfeksiyonu

No Thumbnail Available

Date

2018

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Abstract

Bu çalışmada, gastrointestinal şikayeti olan hastalarda Dientamoeba fragilis’in farklı tanı yöntemleriyleyaygınlığının araştırılması ve tanıda kullanılan yöntemlerin duyarlılık ve özgüllüklerinin belirlenmesiamaçlanmıştır. Çalışmada, çeşitli kliniklerden gelen ve özellikle üst karın ağrısı, abdominal ve pelvik ağrı,bulantı ve kusma, gastroenterit ve kolit, sebebi bilinmeyen ateş ve ishal gibi gastrointestinal şikayetiolan 101 hasta ve sağlıklı bireylerden oluşan 20 kontrol olgusuna ait dışkı örneği öncelikle nativ-Lugol(N-L) yöntemiyle incelenmiş ve tümü Robinson besiyerine ekilmiştir. Toplam 121 olguya ait tüm dışkıve kültür örnekleri demir hematoksilen boyama (DHB) ve trikrom boyama (TB) ile boyanmıştır. Bu242 örneğin tümü ayrıca polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ve kantitatif gerçek zamanlı-PCR (QPCR)yöntemleriyle D.fragilis açısından araştırılmıştır. Toplam 121 dışkı örneğinin 13 (%10.7)’ü DHB, 2(%1.7)’si TB, 7 (%5.7)’si PCR, 13 (%10.7)’ü QPCR ile pozitif bulunurken, aynı sayıdaki kültür örneğinin7 (%5.8)’si DHB, 4 (%3.3)’ü TB, 2 (%1.7)’si PCR, 3 (%2.5)’ü QPCR yöntemiyle pozitif olarak tespitedilmiştir. Yüz yirmi bir dışkı örneğinin 15’inin ishalli olduğu belirlenmiştir. İshalli 15 dışkı örneğininhiçbiri DHB veya TB ile pozitif bulunmamıştır. İshalli ve ishalli olmayan dışkıların sırasıyla 1 (%1)’i ve6 (%4.9)’sı PCR yöntemiyle pozitif iken, QPCR yönteminde ishalli ve ishalli olmayan dışkılar sırasıyla(-/negatif) ve 13 (%10.7)’ü pozitif olarak tespit edilmiştir. QPCR yöntemi altın standart olarak kabuledildiğinde 121 dışkıya ait duyarlılık ve özgüllük değerleri sırasıyla, DHB için %46 ve %93, TB için 0ve %99, PCR için %54 ve %100 olarak tespit edilirken, kültür örneklerinde DHB için %67 ve %96, TB için %33 ve %98 ve PCR için %67 ve %100 olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, hasta ve kontrolgruplarına uygulanan konvansiyonel ve moleküler yöntemlerin (DHB, TB, PCR ve QPCR) duyarlılıklarıve özgüllükleri karşılaştırıldığında önemli bir fark olduğu gözlemlenmiş olup, çalışmanın konvansiyonelve moleküler yöntemler açısından karşılaştırıldığı diğer çalışmaları desteklediği gözlenmiştir. D.fragilis’intanısında boyama yöntemleri deneyim gerektirdiğinden, sıklıkla yanlış pozitif veya negatif sonuç eldeedildiği belirlenmiştir. Ayrıca, daha kısa zamanda kesin tanı konulması ve tedaviye başlanması bakımındanQPCR yönteminin avantajlı olduğu, QPCR’nin bulunmadığı durumlarda ise DHB ve konvansiyonel PCRyöntemlerinin birlikte kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın, Türkiye’de Dientamoebaüzerine yapılacak olan epidemiyolojik çalışmalara ve bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.

Description

Keywords

Citation